Karayolu İle Yapılan Uluslararası Eşya Taşımalarında Taşıyanın Sorumluluktan Kurtulması

 

*Av. Damla Eroğlu

**Av. Zeynep Kürkçü

 

Taşıma hukukunda genel kural, taşıyıcının yükü/eşyayı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar geçen sürede meydana gelen hasarlardan sorumlu olmasıdır. Karayoluyla yapılan yurtiçi eşya taşımalarında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 850. ve 856-893. maddeleri uygulanacaktır. Karayolu ile yapılan uluslararası taşımalarda ise CMR Konvansiyonu hükümlerine gidilecektir.

 

CMR Konvansiyonu hükümleri; uluslararası eşya/yük taşımalarında, taşımanın karayolu ile yapıldığı, taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin imzalanmış olduğu, eşyanın/yükün yüklendiği ülke ile boşatılacağı ülkenin farklı ülkeler olduğu ve bu ülkelerden en az birinin CMR Konvansiyonuna taraf olduğu durumlarda uygulama alanı bulacaktır. CMR’nin uygulanmayacağı taşımalar ise; cenaze nakilleri, ev eşyası taşımaları ve posta taşımalarıdır.

CMR Konvansiyonu’nda genel olarak taşıyıcının sorumluluk hali; ziya, hasar ve gecikmeden doğan zararlara ilişkin olarak düzenlenmiştir. Taşıyıcının diğer bir sorumluluk hali ise, çalıştırdığı kişiler veya taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlanılan yardımcı kişiler ile fiilî taşıyıcının fiil ve ihmallerinden doğan sorumluluk halidir. Bu husus, CMR Konvansiyonu’nun 3. Maddesinde ‘Bu sözleşmenin uygulanması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacaktır.’ şeklinde düzenlenmiştir.

 

Taşıyıcının sorumluluktan kurtulma halleri ise CMR Konvansiyonu’nun 17. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede taşıyanın, taşıma sırasında meydana gelen hasar, kayıp veya gecikmeden sorumlu tutulamayacağı ve kendisine rücu edilemeyeceği bazı durumlara yer verilmiştir. Genel olarak CMR hükümlerinde, taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğu haller genel ve özel sebepler olarak sınıflandırılmıştır.

 

Eğer;

  • Zarar, alıcının hatası ya da ihmalinden meydana gelmişse,
  • Zarar, zarara uğrayanın kendi talimatından meydana gelmişse,
  • Zarar, malın cinsinden kaynaklanmışsa,
  • Zarar, gereken tüm tedbirler alınsa da taşıyan tarafından engellenemeyecek durumlardan meydana gelmişse

taşıyan sorumluluktan kurtulacaktır. Bunlar genel sorumsuzluk halleri olup, CMR Konvansiyonu md. 17/2’de düzenlenmiştir. Yine, taşıyanın bu genel sebeplerin yanında sorumluluktan kurtulmasına imkan sağlayan ve CMR md. 17/4’te düzenlenmiş olan özel sebepler de mevcuttur. Bu sebepler ise;

  • Taşımanın üstü açık araçla yapılması,
  • Taşımanın ambalajsız ya da eksik ambalajla ile yapılması,
  • İstiflemenin taşıyan dışındaki biri tarafından yapılması (gönderen, alıcının tayin ettiği kimseler gibi),
  • İstifleme hataları (konteynır, sandık, palet üzerindeki bilgilerin veya numaralarının hatalı oluşu, eksik yazılması gibi),
  • Canlı hayvan taşıması yapılması durumlarıdır.

Bu durumlar taşıyan tarafından ispat edilebilirse, taşıyan artık meydana gelen zarardan sorumlu tutulamaz. İspat bakımından, yukarıda sayılan genel hallerden birinin varlığı halinde, taşıyan durumla zarar arasındaki illiyet bağını ispatlamak durumundadır. Ancak, özel sebeplerden biri mevcut ise, artık sıkı bir illiyet bağı ispatı zorunlu olmayıp, zararın sayılan sebeplere dayanabileceğinin ispat edilmesi yeterli olacaktır. Aslında bu husus paralel olarak TTK md. 863’te de düzenlenmiş olup, kural olarak gönderen yükü/eşyayı istifleyecek, bağlayacak, sabitleyecek ve aynı şekilde boşaltacak, taşıyan da buna nezaret edecek ve işlemlerin işletme güvenliğine uygun yapıldığını bir nev’i denetleyecektir. Bu sorumlulukları yerine getirmeyen taşıyan, meydana gelecek zarardan asıl sorumlularla birlikte müterafik kusurlu olacaktır. O bakımdan, taşıma hukukunda gerek istiflemede, gerekse boşaltma sırasında her bir detayın tutanak altına alınması özellikle taşıyan bakımından oldukça önemlidir.

  • Yargıtay, Türkiye’den Fransa’ya gönderilen taze kiraz yükünün, yüklendiği tırın ısı derecesinin +2 derece olması gerekirken, +2,5’tan +26 dereceye kadar yükseldiği, kirazların yüksek ısıya maruz kalarak bozulduğu ve bunun uyuşmazlığa sebep olduğu davada, taşıyanın özen borcunu yerine getirmediğinden CMR Konvansiyonu md. 17/3 uyarınca zarardan sorumlu olduğuna hükmetmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/2268 E., 2021/2032 K., 04.03.2021 T.)

 

  • Yine bir diğer Yargıtay kararında, A sigorta şirketi tarafından sigortalısına ait malların, uluslararası kara taşıması sırasında çalınması sebebiyle meydana gelen zarara istinaden ödenen tazminatın rücuen taşıyan X lojistik şirketi ile Y fiili taşıyan şirketten CMR md. 34 uyarınca müştereken müteselsilen tahsili talepli davada; Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalıların müteselsilen sorumlu bulunduğu kararı bozmuştur. Bozma sebebi olarak, malların Bursa’dan Torino’ya ''DAP'' (Delivery at Place- Belirlenen yerde Teslim) teslim şekli ile gönderildiğinden, taşıyıcının sorumluluğunun malların alıcı firmanın teslim adresine ulaşması ve teslime hazır hale gelmesi ile son bulacağını, artık taşıyanın maldaki eksilmeden sorumlu tutulamayacağını göstermiştir. Bu karar da, taşıyanın sorumluluktan kurtulduğu hallere güzel bir örnektir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/134 E., 2021/847 K., 04.02.2021 T.)

 

  • Son olarak başka bir kararında da Yargıtay, taşıma sırasında kullanılacak konteynırın taşıyan tarafından temin edildiği uluslararası kara taşımasında, taşıyanın eşyayı teslim alırken herhangi bir ihtirazi kayıt öne sürmemesi halinde eşyayı hasarsız olarak aldığını kabul etmiş, taşıyanın sorumluluktan kurtulabilmesi için CMR Konvansiyonu’nun 17/2. Maddesine göre hasar ve ziyanın, önlenmesine imkan bulunmayan hallerden ileri geldiğinin ya da eşyayı hasarlı telsim aldığının ispat etmesinin gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/8376 E., 2011/1576 K., 14.02.2011 T.)

Bültenimize abone olun!

Haber ve yayınlarımız hakkında güncel kalmak için e-posta adresinizi bırakınız.