Kripto Paralar ve Hukuki Statüsü Hakkında Değerlendirme

*Kağan Çakı

**Ayberk Kalyoncu

 

 

Günümüz itibariyle toplam 2 Trilyon Dolarlık bir değere ulaşan kripto paraların tanımı, ödeme aracı olup olmadığı veya hukuki statüsü hakkında bir fikir birliğine varılamamış ve devletler nezdinde tatmin edici regülasyonlar yapılmamıştır.

İlk kripto para olarak tanınan Bitcoin, 2008 yılında önce finans sektöründe başlayan daha sonra reel sektörü de etkileyen küresel kriz sonrası 2009 yılında takma adı Satoshi Nakamoto olan kişi veya kişiler tarafından yayımlanan “Bitcoin: Eşten-Eşe Elektronik Nakit Ödeme Sistemi” isimli makale ile duyurulmuş ve an itibariyle 1 Trilyon Doları geçen bir değere ulaşmıştır. Bitcoin, temelinde blockchain (blokzincir) sistemi kullanan, sahibi veya merkezi olmayan, isteyen herkesin bir engelleme veya kısıtlama olmadan üretebildiği, arzı 21 milyon adet ile sınırlı bir menkul değer olarak tanımlanabilir. Yapısı itibariyle merkezi finans sistemine anarşist bir başkaldırı olan Bitcoinin borsalarda işlem görmesiyle birlikte “Alt Coin” diye tabir edilen başkaca kripto paralar yaratılmış ve şu an toplam 9.000’den fazla kripto para türünün borsalarda işlem gördüğü tahmin edilmektedir.

Bu yazımızda önce doktrinde kabul gören para, dijital para, elektronik para ve sanal para kavramları incelenerek kripto paralar üzerine bir değerlendirme yapılacaktır.

                                   

PARA NEDİR?

Genel itibariyle para tarihsel süreç içerisinde bir toplumun değişim ve değer ölçüsü olarak kullanmayı kabul ettiği her şey olarak tanımlanabilir. Tarih boyunca tuz veya deniz kabuğunun para işlevi gördüğü akabinde işlemesi zor olan gümüş ve altının kullanıldığı, değer olarak içerisindeki gümüş veya altın oranın baz alındığı ekonomik sistemler kullanılmıştır. Günümüzde de hala kullanılan banknot ve madeni para sistemine geçilmiştir. Ekonomistlere göre para; mal ve hizmetler açısından, bir değişim, değer ölçüsü ve biriktirme aracı olarak tanımlanmaktadır.

Paranın hukukçular nezdinde tanımı ise farklılık göstermekle birlikte doktrindeki genel kabule göre; Devlet veya devletlerin yetkili kıldığı organ tarafından basılan, ödeme aracı olarak herkesçe kabulü zorunlu olan bir değişim aracı olarak tanımlanabilir. Bu iki tanım arasındaki en önemli ayrımın devletler tarafından veya yetkilendirilen kurumca basılması olduğu ifade edilebilir. Anayasa’nın 87. Maddesi uyarınca para basma yetkisi TBMM’nin görev ve yetkileri arasında sayılmış, Merkez Bankası’nın kuruluşuna esas teşkil eden 11 Haziran 1930 tarihli 1715 sayılı Kanun ile bu yetki Merkez Bankasına devredilmiştir. Dolayısıyla paranın basılması, değerinin korunması için gerekli önemlerin alınması devletin yetkisinde olup bu yetkinin de devletin egemenlik hakkı içerisinde olduğunu belirtmek gerekir.

 

DİJİTAL PARA NEDİR?

Günümüz dünyasında alım satım ve ödeme işlemlerinin çoğunlukla elektronik ortamda yapıldığı gözetildiğinde, devletler tarafından paranın fiziken basılması masraflı ve gereksiz bir işlem haline geldiğine dair görüşler ortaya çıkmaktadır. Bu aşamada devletler nezdinde dijital para basılması ve ihraç edilmesi gündeme gelmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan On Birinci Kalkınma Planında (2019-2023) blokzincir tabanlı dijital merkez bankası parasının uygulamaya konulacağı belirtilmiştir. Ayrıca Çin Devleti tarafından da dijital Yuan üretileceği ve 2022 sonunda ihracına başlanması planlanmaktadır[1].  Söz konusu dijital paraların merkez bankası tarafından ihraç edileceği de gözetildiğinde Bitcoin veya diğer kripto paraların ülkemizdeki yasal mevzuat kapsamında dijital para olarak tanımlanmasının mümkün olmadığı, merkez bankası tarafından ihraç edilecek dijital para ile fiziken basılan para veya bankalar nezdinde bulunan kaydi para arasında fark olmadığını da belirtmek gerekir.

 

ELEKTRONİK PARA NEDİR?

Elektronik para hukukumuzda 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un 3. maddesinde “elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, bu Kanun’da tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değer” olarak tanımlanmıştır.

Elektronik paralar Merkez Bankasının verdiği yetki ile söz konusu kanuna uygun şekilde kurulan tüzel kişilerce ihraç edilmektedir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, Merkez Bankası tarafından yetkilendirilen tüzel kişilerce ihraç edilen ve elektronik ortamda saklanan elektronik paraların ödeme aracı olarak kullanılabilmesi ancak tarafların bunu kabul etmesine bağlı olduğundan, elektronik paraların yukarıda tanımı yapılan herkesçe kabul edilen ödeme aracı olma vasfından uzak olduğundan “para“ olarak nitelendirilmesi eleştirilmiştir[2].

Kripto paraların elektronik para niteliğinde olup olmadığı konusunda ise; Kripto para, merkezi olmayan, karşılığında bir güvence verilmeyen, piyasada oluşan arz ve talebe göre değerlenen bir varlık olduğundan elektronik para vasfında olmadığını belirtmek gerekir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından 25 Kasım 2013 tarihinde yapılan basın açıklamasına göre “Herhangi bir resmi ya da özel kuruluş tarafından ihraç edilmeyen ve karşılığı için güvence verilmeyen bir sanal para birimi olarak bilinen Bitcoin, mevcut yapısı ve işleyişi itibarıyla Kanun kapsamında elektronik para olarak değerlendirilmemekte, bu nedenle de söz konusu Kanun çerçevesinde gözetim ve denetimi mümkün görülmemektedir[3]. ” Bitcoin özelinde aynı yapıya sahip olan tüm kripto paraların elektronik para olarak değerlendirilmeyeceğini de belirtmiştir. Söz konusu açıklamada Bitcoinin sanal para olarak nitelendirildiği gözetildiğinde sanal paranın da tanımının yapılması gerekmektedir.

 

SANAL PARA NEDİR?

Mevzuatımızda sanal paranın herhangi bir tanımı yapılmamış olup Avrupa Merkez Bankası tarafından 2015 yılında yapılan tanıma göre Sanal para; “herhangi bir merkez bankası ya da kredi kuruluşu tarafından çıkarılmamış bazı durumlarda para yerine kullanılabilen bir sanal değer” olarak tanımlanmıştır. Amerikan Hazine Bakanlığı'na göre ise Sanal para “gerçek paranın tüm özelliklerini taşımadığı halde, bazı ortamlarda para gibi kullanılabilen değişim medyasıdır”. Sanal paralar uygulamada bahis sitelerinde ve oyunlar içerisinde kullanılmaktadır. Sanal paralar kullanımına göre aşağıdaki üç grupta sınıflandırılabilir ;

  • Kapalı sistem içerisinde kullanılan sanal para birimleri: Gerçek para birimleriyle bağlantısı bulunmayan oyun içerisinde kazanılan ve kullanılan para birimleri olarak tanımlanabilir.
  • Tek yönlü işleme tabi sanal para birimleri: Gerçek para ile alınan sanal para birimleridir, alınan sanal paralar tekrar gerçek paraya dönüştürülmez.
  • Çift yönlü işleme tabi sanal para birimleri: Gerçek para ile alınan sanal para birimi daha sonra gerçek paraya tekrar dönüştürülebilir.

BDDK tarafından yapılan açıklamada[4] Bitcoinin sanal para olarak tanımladığı da gözetildiğinde kripto paralar, borsalar üzerinden gerçek para ile alınmakta ve alıcısı olmak şartıyla tekrar gerçek paraya dönüştürülmektedir. Yukarıda bahsedilen tüm para türleri içerisinde Bitcoin ve diğer kripto paralara uyan en yakın tanımın sanal para olduğu kanaatindeyiz.

 

 

Daha fazla bilgi ve sorularınız için:,

Kağan Çakı (kcaki@yavuz-uyanik.av.tr)
Ayberk Kalyoncu (akalyoncu@yavuz-uyanik.av.tr)

  

[1] https://www.ntv.com.tr/ekonomi/buyuk-ekonomilerde-ilk-cin-yuani-dijital-ortama-aktardi,p2BlF4QOJku4Pely5dhtKA

[2] Oruç Hami Şener, “ Elektronik Paranın (Nakdi) Para Kavramı Bakımından Değerlendirilmesi “

[3] https://www.bddk.org.tr/ContentBddk/dokuman/duyuru_0512_01.pdf

[4] https://www.bddk.org.tr/ContentBddk/dokuman/duyuru_0512_01.pdf

Haberler & Makaleler

Bültenimize abone olun!

Haber ve yayınlarımız hakkında güncel kalmak için e-posta adresinizi bırakınız.