*Av. Alparslan Cin

Tüketiciler, internet, telekomünikasyon, araç kiralama gibi belirli hizmetlerden daha uygun ücretler karşılığında yararlanabilmek için sürekli edimli sözleşmeler akdetmekte, belirli süreliğine hizmet alıp bedelini ödeme borcu altına girmektedir. Kanun koyucu bu tip sözleşmeleri 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 52. Maddesinde “Abonelik Sözleşmesi” olarak tanımlamıştır. Maddeye göre abonelik sözleşmesi, tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmelerdir.

Tüketiciler abonelik sözleşmesini akdederken, hizmetten daha uygun ücret karşılığında yararlanma avantajını elde edecek olmalarına rağmen, abonelik sözleşmesini sona erdirmek istediklerinde satıcılar tarafından “cayma bedeli” olarak talep edilen ücretlerden çekinmekte ve bu sebeple abonelik sözleşmelerine temkinli yaklaşmakta ve kendilerini güvensiz hissetmektedirler. Kanun koyucu bu sebeple 1 yıldan uzun süreli taahhüt içeren abonelik sözleşmeleri hakkında özel olarak düzenleme yapmış, satıcılara karşı dezavantajlı konumdaki tüketicileri korumayı amaçlamıştır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 52. Maddesinin 4. ve 5. fıkralarında;

Tüketici, belirsiz süreli veya süresi bir yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. Süresi bir yıldan az olan belirli süreli abonelik sözleşmesinde satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşme koşullarında değişiklik yapılması hâlinde de tüketici sözleşmeyi feshedebilir. Fesih bildiriminin kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshi için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan yöntemden daha ağır koşullar içeren bir yöntem belirleyemez.

Satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin aboneliğe son verme isteğini yönetmelikle belirlenen süreler içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Aboneliğin belirlenen süreler içinde sona erdirilmediği durumlarda, bu sürelerin bitiminden itibaren mal veya hizmetten yararlanılmış olsa dahi, tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemez.Satıcı veya sağlayıcı, fesih bildiriminin hüküm ifade etmesinden itibaren on beş gün içinde tüketici tarafından ödenmiş olan ücretin geri kalan kısmını kesinti yapmaksızın iade etmekle yükümlüdür.”

denmek suretiyle, 1 yıldan uzun süreli taahhüt içeren abonelik sözleşmelerinde, tüketicinin hiçbir sebep göstermeden, herhangi bir cezai şart ödemeden sözleşmeyi feshetme hakkı olduğu açıkça düzenlenmiştir. Ayrıca tüketicinin usulüne uygun olarak sözleşmeyi feshetme talebine rağmen tüketiciye hizmet vermeye devam eden satıcılar, verdikleri bu hizmet için tüketiciden hiçbir bedel talep edemeyeceklerdir. Ne var ki satıcılar, tüketicilerin haklarını yeteri kadar bilmemelerinden faydalanarak, abonelik sözleşmesi 1 yıldan daha uzun süreli olsa dahi sözleşmeyi feshedemeyeceklerini, feshederlerse sözleşme tamamlanacak olsa idi ödeyecekleri tüm bedeli tek seferde ödemeleri gerektiğini belirtmekte, tüketiciler aleyhine icra takibi başlatmaktadırlar. Bu sayede tüketiciler sindirilmekte, devam etmesini istemedikleri bir sözleşmeye bağlı kalmak zorunda hissetmektedirler. Ancak son dönemde satıcılar tarafından başlatılan icra takiplerine itiraz edilmekte, açılan itirazın iptali davaları da açık kanun hükmü uyarınca, hukuka uygun olacak şekilde tüketiciler lehine reddedilmektedir. Bu davaların bedelleri genel olarak istinaf kanun yoluna başvurabilmek için belirlenen parasal sınırların altında kaldığından, satıcılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulamamakta ve ilk derece mahkemesi tarafından verilen ret kararları kısa süre içerisinde tüketiciler lehine kesinleşmektedir.

Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin tüketici mahkemesi sıfatıyla baktığı bir dosyada tüketici lehine verdiği kararın gerekçesi de bu durumu açıkça göstermektedir;

“Somut olayda süresi bir yıldan daha uzun taahhütlü sözleşmeden davacının herhangi bir sebep göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği zaman fesih hakkına sahip olması ve davacının mevcut hakkını kullanması hasebiyle, hukuka uygun olmayan Muş İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığı’nın kararının iptaline, davacının ödediği 709 TL 92 kuruşun davacıya iadesine karar verilmiştir.”

Sonuç olarak, güncel mahkeme kararları ve Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun birlikte değerlendirildiğinde, süresi 1 yıldan uzun süreli abonelik sözleşmelerinde tüketiciler hiçbir gerekçe göstermeden ve fesih bedeli ödemeden sözleşmeyi feshedebilme hakkına sahiptirler. Bu kapsamda ise satıcılar tarafından tüketicinin sözleşmeyi feshedemeyeceğine veya cayma bedeli ödemesi gerektiğine ilişkin sözleşmesel şartlar ise tüketici lehine yorumlanarak herhangi bir geçerliliği bulunmayacaktır.

*Yavuz&Uyanık Hukuk Bürosu, Avukat

e-mail

acin@yavuz-uyanik.av.tr